Menü

    Anasayfa
    Sohbet
    isimler sözlüğü
    Aşk - Sevgi
    Süper Oyunlar  yeni!
    Bayanlara Özel
    Aşk Şiirleri
    Kadın
    Ev - Dekor
    Aşk Hikayeleri
    Burçlar
    Bilgisayar
    Sağlık
    Tatil
    Yemek - Tarifleri
    Evlilik
    Sinema
    Komik - Mizah
    Rüya Tabirleri
    Güzel Sözler
    Hazır Mesajlar
    İlişkiler
    Taktikler
  Erotizm - Cinsellik
  E-kart
    Şarkı Sözleri

 

    Tc kimlik no
  Yeni türk lirası
    Vergi kimlik no
    Vergi bilgileri
    Telefon 118
    Telefon fatura
    Milli piyango
    Posta kodu
 
 

Uyuzmusun?

  Anasayfa yap

  Favorilerinize ekleyin

  İletişim
   Reklam - Link Değişim
   
 


Bedava.cc


Rüya tabirleri


Birstar.com

 

 
 
 
 

 

 

Aşk hikayeleri


Benden yazmamı istiyorsun günlerdir...
Tek kanatlı solgun düşlerimi, yüzünde kanayan o kutsal ışıkla aydınlatan sonsuzluk meleğim.

Sana neyi anlatayım?

Ruhumu yaktıktan sonra artık damarlarımda dolaşan sensizliğin tenimi yakan acısını mı? O acıyı uyutsun diye sığındığım ama sevgini orda da hep ama hep kaybettiğim soğuk rüzgarları mı? Odamın tavanındaki, yoksulluğumu ve kimsesizliğimi harç yapıp içine doldurduğum o derin o sonsuz çatlakların altında, sen diye her gece koynuna girdiğim o zamansız ölümleri mi? Gözlerinden özgürlüğe akan mavi nehirlerde boğulduğum canım sevgilim, söyle; sana neyi anlatayım?

Şimdi burada değilsin... Ama duyuyorsun beni biliyorum, kapat gözlerini benim için ve dinle ne olur: Bak yoksun... bunun anlamını biliyor musun? Yokluğun; yüreğimdeki bu yıldızsız, bu dipsiz karanlık gece... Yokluğun ; odamın duvarlarına astığım suretlerine bakarken, gözlerinde unuttuğum dalgın gözlerim... Yokluğun; gönül bahçenden kopartıp verdiğin için soldurmayıp kuruttuğum ve tıpkı sevdam gibi sonsuzluğa mahkum ettiğim bu kırmızı güllerin, sırf kalemini değdirdiğin için atmaya kıyamadığım bu kağıtlar, peçetelere yazdığın şiirlerin, hediyelerini sardığın paket kağıtların, sen gidince; hala sen kokuyordur diye üzerime giydiğim ve derin derin soluduğum giysilerin...

Yokluğun; elinin, kokunun, soluğunun değdiği her şeyi dünyanın en kıymetli hazinesi gibi saklayan, bu yari deli, bu hayattan kopuk ruhum. Kapat gözlerini ve bana bak. Ben diye ne varsa gördüğün, iste o senin yokluğun..

Söyle, sana neyi anlatayım?

Sabaha karşı çalan telefonumun ucunda \"ne olur bana hayattan daha kötü davran\" diye diye sayıklayan o kırgın, o kendine çarpan sesi mi? Yüzünde yara izleriyle gelirdin bana. Vücudunun her yeri morluklar içinde gelirdin. O solgun, o savrulmuş teninde açan mor renkli kötücül çiçeklerle ağlatırdın beni. Hayal kırıklıklarıyla örselenmiş ruhunu, acı bir sevdanın gölgelediği gözlerini alır gelirdin. Ben sana tutkundum, sense vücudundaki o morluklara...

O hep çok uzağımdaki, yüzü bir başkasına dönük aşkını anlatırdın. Dehşetle izlerdim seni. Bir annenin karşılıksız şefkatiyle dinlerdim, tek söz bile etmeden. Sarardım yaralarını; o morlukların ve yara izlerinin acısını dudaklarımla alır, yokluğunda kanayan kalbimin karanlık odalarında saklar; elinin, kokunun ve soluğunun değdiği her şey gibi onları da biriktirirdim.
Ve sonra giderdin...

Beni, ay ışığının rutubet kokulu duvarlarına vurduğu, tek odalı sensizliğimde aşkımla, deliliğimle, bu hayata hep yabancı ruhumla bir başıma bırakır; masanın üzerine senin için bıraktığım o tek sigarayı yakar ve giderdin. Şimdi benden sana hayattan daha kötü davranmamı istiyorsun. Sırf sana, seçimlerine ve hayatına duyduğum saygıdan... \"Neden biraz olsun kendine merhamet duymuyorsun\" diyerek seni koruma hakkını bile kendinde görmeyen bu yaralı ruhumdan sana kötü davranmasını istiyorsun. Her gece sen diye koynunda uyuduğum ölümün o soğuk nefesi, gözlerimi kapatmadan önce, artık şahidi olduğum hayatının vücudunda bıraktığı o yaraları, morlukları, savruluşları iyileştirmesi için, seçimlerinle mutlu olman için Tanrıya dualar eden benden, sana kötü davranmamı istiyorsun, öyle mi?

Şimdi burada değilsin. Ama beni duyabiliyorsun, biliyorum. Kapat gözlerini benim için ve dinle ne olur. Bunu sana ancak bir kez söylemeye cesaretim var...

Aşk... Hala yüzünde taşıdığın o derin, o bir türlü iyileşmeyen yara izin değildir sevgili. O iz hırstır, o iz bencilliktir, o iz sana değil kendine tapan bir ihtirastır. O iz senin o sonsuz ve hep kendini kanatan merhametin gibi değil. O iz sen gibi değil sevgili. Sen hep sana hayat kadar kötü davrananları sevdin. Sakin benden de bunu isteme ne olur, yapamam...

Sen beni hiç tanımadığın bir kentin tek odalı ve rutubet kokan bir evinde, aşkıma ve ölümüme bıraktın. Beni soluksuz, umutsuz, sensiz bıraktın. Benim o kırılgan öfkem yalnızca kendi yüreğimi kanattı; senin yüzündeki o kutsal ama o artık durmadan kanayan ışığı değil. İsyanlarımın çığlığı bu kimsesiz ömrüme saplandı hep; senin özgürlüğüne değil. Fırtınalarında sürüklendi aşkımız. Korkularının, yaralı geçmişinin, savruk benliğinin dalgalarında beni kaybedip kaybedip sonra yeniden buldun. Seni hep uzaklara çağıran o yalnızlık rüzgarının alabora ettiği parçalanmış düşlerini yeniden topladım sensizlik sürgünlerimde. Kanayan sevdamı, vurgunu olduğum yüzündeki o kutsal ışıkla sardım. Sığındığım bu huzurun bedelinin hayatımla ödedim hep. Bilmediğim yollardan geçtim kanatarak kendimi. Ve şimdi sorular cevaplarını buldu. Sükunetin ve güvenin o bilge dinginliginde süzülüyor aşkımız. Artık, biliyorsun ki; sevgimin inadı hiç kırılmayacak. Yüzümde gördüğün, o bu dünyaya ait olmayan iyilik ve en zor anlarımda çıktığını söylediğin o \"yasadışı gülümseyiş\" bir kez olsun sönmeyecek. Benim sonsuzluk meleğim, affet ama, bedeli ebedi sensizlik olsa dahi sana hayattan daha kötü davranmayacağım...

Günlerdir sana yeniden yazmamı istiyorsun benden...
Sana neyi anlatayım;
\"Her sarnıç küflü bir yağmuru,
Her sevda bir ayrılığı yaşar\"

 
 Tüm yazılar - Geri Dön
 
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
 
 

 

  Uyuzum.com -  Kaşıntısı tutanların sitesidir.  

 Aşk şiirleri | bedava oyungüzel sözler | bebek resimleri | rüya tabirleri | bilgisayar | güzeller - ünlüler | bedava sms mesajları | erotizm - cinsellik | araba resimleri | komik resimler | bebek resimleri | şarkı sözleri | manzara resimleri
  burçlar | komik-mizah | aşk-sevgi | hayvan resimleri | vergi-bilgileri e-kart | bayan özel | ilişkiler | evlilik | karikatür  taktikler | yemek tarifleri duvar kağıdı | msn-messenger | tc kimlik no | vergi kimlik no
| uydu frekansları şifreleri | izmir  istanbul | ankara resmi daireler | gazeteler-dergiler | gurbetciler | siyasi partiler bakanlıklar | hukuk | bankalar | konsolos-büyükelçilik | askeri-kurumlar | kamu-kurumları | sivil toplum kuruluşları | üniversiteler | valilikler | polifonik melodi | bedava melodi | gerçek sesler | film transferi | temalar | cep duvar kağıdırenkli animasyon | renkli logo | logo | resimli mesaj
 dizi | şiir servisi | oyun |
milli piyango

 

 

 


Copyright © 2005 uyuzum.com - Tüm hakları saklıdır.
Oyunlar - Siteler